Anasayfa Ana Baba Eğitimi Günümüz ve Gelecekteki Ergenin Dünyası

PostHeaderIcon Günümüz ve Gelecekteki Ergenin Dünyası

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

GÜNÜMÜZ VE GELECEKTEKİ ERGENİN DÜNYASI

Günümüzün ergen dünyasını anlamak için, bu dünyada geçerli olan "ergen kültürü"nü anlamaya çalışmalıyız. Çünkü bu yeni oluşumu anlayamazsak günümüz ergenleri ile erişkinler arasındaki uzaklık daha da artacaktır. Yeni ergen kültürünün özellikleri içerisindeki "hedef seçememe", "sorumluluk almak istememe", kendini hiçbir şeye zorunlu saymadan çevresini her şeye zorunlu sayma", "çaba harcamadan elde etmek isteme" gibi özellikleri nasıl açıklayacağız?

 En önemli etkenler arasında "sahip olma, elde etme ve kullanma" ile bunları yapabilmek için "çalışmak ve kazanmak gereği" arasındaki bağı kopartan "tüketim toplumu psikolojisi"dir. Bu psikoloji, henüz çalışmayan ve kazanmayan gençlere kredi kartı vermekte, cep telefonuna sahip olmayı normal görmekte, otomobil kullanarak özgürleşmeyi önermektedir. Gençler de bütün bunlar için yıllarca beklemek yerine bütün bunları sağlamanın anne babanın görevi olduğunu düşünmekte, bunların "kendi hakları" olduğunu öne sürmektedirler.

Bizim yaşam kültürümüzün iki özelliği de "tüketim toplumu psikolojisi" ile buluşmaktadır. "Çocukların aşırı korunmasının ailenin görevi" olduğuna duyulan inanç ile "çocukla gurur duyma isteği". Bu iki özellik de, çocukların yaşam standartlarına (kimi zaman ekonomilerinin üstüne çıksa bile) ailelerin destek vermesine neden olmaktadır. Anababaların şu sözlerini çok sık duyuyoruz:

- Biz (ben) çocuklarımız için yaşıyoruz.

- Ne yapıyorsak onlar için yapıyoruz.

- Biz çok sıkıntı çektik, onların bu sıkıntıları çekmesini istemiyoruz.

- İlerde hayatın bir çok haliyle karşılaşacaklar, bari şimdi mutlu olsunlar.

- Mutlu bir çocukluk dönemleri olsun.

- Biz gençliğimizi yaşamadık, bari onlar doya doya yaşasınlar.

- Bizim yapamadıklarımızı onların yapması bizi memnun ediyor.

- Herşeyleri var, neden çalışmadıklarını anlamıyorum.

- Hiç sıkıntıya gelmiyorlar, istedikleri hemen olsun istiyorlar.

- Her istediklerini yapıyoruz ama o bizim ne istediğimize aldırmıyor bile.

- Çok iyi çocuktur ama arkadaşlarına uyuyor.

- Aklına hiç kötülük getirmez, ne söylense inanır.

- Böyle giderse nasıl yapacak bilmiyorum.

Bu sözlerin hepsi de birbiriyle bağlantılıdır. Bu sözlerin oluşturduğu merdivene basamak basamak çıkılmaktadır. Sonuçta erişilen yer de hiç kimsenin düşünmediği ve istemediği bir yer olmaktadır. Neden? Çocuklarımızı hayatımızın ortağı değil, refahımızın ortağı yapıyoruz da ondan. Neden "hayatlarınızı çocuklarınıza adıyorsunuz?". Neden çocuklarınız için yaşıyorsunuz? Neden çocuklarınıza istemedikleri şeyleri vermek için bunca çaba harcıyorsunuz? Neden çocuklarınıza hak etmedikleri şeyleri elde etmeleri için yükümlülük duyuyorsunuz?

Neden çocuklarınıza sorumluluk vermiyorsunuz? Şimdi almıyorlar için sorumluluk vermekte çok geç kaldınız. Neden çocuklarımızı yaptıkları yanlışların sonuçlarıyla karşılaştırmıyorsunuz? Bu durumda çocuklar ve gençler "ailelerinin onları her koşulda koruyacaklarını" biliyorlar. Çocuklar ve gençler kendileri hiçbir şey yapmasalar da ailelerin onlar için herşeyi yapacaklarını öğreniyorlar. Çocuklar ve gençler geleceklerinin aileleri tarafından hazırlanacağına güveniyorlar. Onun için de kendine güvenmiyor, sorumluluk almıyor, kendisini hiçbir şey için zorlama gereği duymuyor. Yapılması gerekenler yapılmaz, yapılmaması gerekenler yapılırsa sonuçlara neden şaşmamalı? Lütfen biraz düşünürmüsünüz?

ERDAL ATABEK

Comments
Add New Search
Write comment
Name:
Email:
 
Website:
Title:
UBBCode:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 

!joomlacomment 4.0 Copyright (C) 2009 Compojoom.com . All rights reserved."

Son Güncelleme ( Pazartesi, 01 Kasım 2010 11:39 )

Meb HABER-DUYURU